ANTALYA SANAL GEZİ PORTALI
Deutsch Ana Sayfa Antalya-Google Earth Panorama Hakkında Reklam Bize Ulaşın  





ANTALYA > MEKANLAR > Aspendos Tiyatrosu - Anadolu Ateşi
Aspendos -> Anadolu Ateşi
QuickTime fullsize Panorama 1,2 mb Java fullsize 1,2 mb

Antalya ve Çevresi / Tarihi ve Turistik Mekanlar :
  Kale İçi Yat Limanı   Saat Kulesi   Üç Kapılar   Aşağı Düden Şelalesi
  Yukarı Düden Şelalesi   Kurşunlu Şelalesi   Manavgat Şelalesi
  Apollon Mabedi (Side)   Tiyatro (Side)   Finike Limanı   Aspendos Tiyatrosu
Aspendos Tiyatrosu - Anadolu Ateşi

Aspendos Tiyatrosu
Antalya-Alanya arasında, Antalya’ya 45 km. uzaklıkta Köprüçay (Eurymedon) Nehri’nın yanında kurulmuş olan Aspendos, tiyatrosuyla dünyaca tanınmaktadır.

Sehrin Truva Savaşı’ndan sonra Pamphylia’ya gelen Argive kolonicileri tarafından kurulduğu söylenir. Aspendos eski çağlarda politik bir güç olarak önemli rol oynamamıştır ve kolonileşme döneminden sonra bir süre Likya egemenliği altında kalmıştır. Büyük Iskender Perge’yi ele geçirdikten sonra M.Ö. 333’te Aspendos’a girmiş, Iskender’in ölümünden M.Ö. 133’e kadar Pergamum Krallığı’nın eline geçmiştir. Aspendos diğer Pamphylia şehirleri gibi en parlak dönemine M.S. 2.-3. yüzyıllarda ulaşmış ve yapıların büyük bölümü bu çağda yapılmıştır. 13. yüzyılın başından itibaren, Aspendos, Selçuklu Türklerinin yerleşimlerinin izlerini taşımaya başlar. Özellikle I. Alaeddin Keykubat’ın hükümdarlığı sırasında tiyatro, Selçuklu tarzında zarif çinilerle süslenmiş ve saray olarak kullanılmıştır.

Kente gelen yolun sonunda en görkemli ve en eksiksiz Roma tiyatrosu örneği ile karşılaşılır (M.S. 2. yüzyıl). Caeva yarım daire şeklindedir ve geniş bir diazoma ile ikiye bölünmüştür. Yukarda 21, aşağida 20 oturma sırası vardır. Tiyatronun 5.000 - 6.000 kişilik oturma kapasitesine sahip olduğu söylenebilir. Aspendos’un başlıca diğer kalıntıları tiyatronun batısında yeralan Akropolisin yukarısındadır. Tiyatronun yanından başlayan bir patikadan ulaşılan Akropoliste karşılaşılan ilk yapı, 27x105 metre ölçülerindeki Bazılıkadır. Bazılikanın güneyinde Agora vardır. Agoranın kuzeyinde, bugün sadece ön duvarı ayakta duran Nymphaeum ve onun arkasında bir Bouleterion ya da Odeon olarak kullanılan bir yapı daha bulunmaktadır. Aspendos’un gözden kaçırılmaması gereken bir diğer kalıntısı da su kemerleridir. Su, kaynağından 15 metre yüksekliğindeki kemerlerin üzerinde, oyulmuş taş bloklardan oluşan bir kanal aracılığıyla şehre getirilirdi.

Fire of Anatolia - Anadolu Ateþi
Anadolu Ateşi

TARİHÇE

Anadolu Ateşi, kaynağını Anadolu’nun binlerce yıllık mitolojik ve kültürel tarihinden alan ve Ülkemizin her yöresinden derlenmiş yüzlerce halk dansı figürü ve halk müziğini içinde barındıran özgün bir projedir. Mustafa Erdoğan imzasını taşıyan proje, Anadolu’nun binlerce yıllık sevgi, kültür ve tarih mozaiğinin barışla harmanlanan ateşini, tüm dünyaya tanıtmayı hedeflemektedir.

Bugüne kadar yapılan yurtdışı turneleri ve tanıtım çalışmalarıyla dünyanın sayılı dans toplulukları arasında gösterilen Anadolu Ateşi, bu hedefi gerçekleştirme yolunda büyük ve önemli adımlar atmıştır.

Mustafa Erdoğan, eski adı Sultans of the Dance olan projenin tempolu çalışmalarını 1999 yılında başlatmıştır.

Gazetelere "dansçı aranıyor" ilanları verilerek başlanılan projeye 750 kişi başvurmuş ve 90 genç seçilmiştir. Yaklaşık 2 yıl süren zorlu bir çalışma temposu boyunca günde 8, zaman zaman 16 saat süren çalışmalar yapılmıştır.

Sırasıyla kostümler ve müzikler tamamlanmıştır. Estetik egzersiz, diyetisyen ve masaj uzmanları ile çalışılmış, strech ve yoga yapılmıştır. Çalışmalar halk dansları adımları ile bale ve modern dansta yoğunlaşmış ve dansçılar Anadolu ritimlerinin rotasyonu konulu teorik dersler almışlardır.

03 Mayıs 2001 tarihinde 3 – 4 gösteri için sahne alıp daha sonra yurtdışında sahnelenmesi planlanan projenin aylar önce biletlerinin tükenmesi üzerine Türkiye’deki gösterilerine devam etmesi kararlaştırılmıştır.

Bugüne kadar yapılan yurtdışı turneleri ve tanıtım çalışmalarıyla dünyanın sayılı dans toplulukları arasında gösterilen Anadolu Ateşi, bu hedefi gerçekleştirme yolunda büyük ve önemli adımlar attı.

Anadolu Ateşi, 2002 yılında dünya turnesine başlayarak toplam 56 ülkede ve dünyanın birçok sahnesinde sanatseverlerle buluştu.

Karadeniz Ereğlisi’nde 400 bin kişi tarafından ayakta izlenen ve tek görkemli şölen olma özelliği ile Guinness Rekorlar Kitabına aday gösterilen Anadolu Ateşi dünyanın müzikle uyumlu en hızlı dans eden ekibi konusunda da Guinness Rekorlar Kitabına aday.

Ülkemizin büyük organizasyonlarında Eurovision 2004- Formula 2005– Universiade 2005 sahne alan topluluk dünya basını tarafından ilgiyle izlenildi.

Anadolu Ateşi kurulduğu günden bugüne Amerika’da New York Madison Sguare Garden, Chicago’da Chicago Theater, Fransa’da Bercy, Çin’de Çin Halk Parlamento Binası, Moskova’da Kremlin Palace, Mısır’da tarihi Muhammet Ali Camisi ve Piramitlerin Önü gibi dünyanın en önemli merkezlerinde gösteri yapmış ve başta Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, Krallar olmak üzere ülke liderleri tarafından ayakta alkışlanmıştır.

Kurulduğu yıldan itibaren her yıl yaz döneminde Aspendos Antik Tiyatrosu’nda başlayan ve Kasım ayına kadar devam ederek 45’in üzerinde gösteriye ulaşan Anadolu Ateşi çoğunluğunu yabancı turistlerin oluşturduğu sanatseverler tarafından izlenilmektedir.

3 Mayıs 2001 tarihinden itibaren sergilediği 1150 gösteriyle yurtiçi ve yurtdışında yaklaşık 8 milyonu bulan izleyiciye ulaşan topluluk 2006 dünya turnesi çerçevesinde Saray Bosna- Romanya- Malezya -Bahreyn-Amerika-Almanya-Yunanistan, Gürcistan, Makedonya-Sırbistan-Hırvatistan-Belçika ve Katar’da gösteriler sundu. Anadolu Ateşi 2007 dünya turnesi çerçevesinde 25 ülkeye giderek Anadolu kültürünü tanıtmaya devam edecek.

Anadolu Ateşi bugüne kadar gittiği 57 ülke ile yurtiçinde ve yurtdışında 500 bin km yol katetmiştir.

Anadolu Ateşi gerçekleştirdiği gösterilerle dünya basınında yaklaşık 5000 haber olarak yer almıştır.
ANADOLU ATEŞİ

ANADOLU ATEŞİ Kakkında:

KAYNAĞINA AKAN IRMAK
Isadora Duncan dans kuramını oluştururken yönünü Ege’ye dönmüştü. Amerika’da yaşayan bu İrlandalı kadın, ruhunu çelen Akdeniz düşlerinin ardından batıdan doğuya doğru savrulurken, Klasik Bale’nin en görkemli dönemini kapatmasına çok az bir süre kalmıştı. O’nun geçtiğimiz yüzyıl başında kendi bedeninde duyumsadığı başkaldırı güdüsü, tarihsel ifadesini bizim şu an üzerinde yaşadığımız topraklarda buluyordu sanki. Masmavi, düşsel bir yolculuktu onunkisi. Akdeniz’de yaşayan uygarlıkların danslarını görmek için özgürlüğün, bereketin, tutkunun, şarabın ve aşkın tanrısı Dionizos’tan gelen sese kulak kabarttı. “Dans Dionizos’a varmaktır” derken, Ege’deki adaları geziyor, dansın büyülü çağrısına uyarak bize miras kalan tüm tarihsel kabartmaları inceliyordu. Her hasat sonunda Dionizos için yapılan törenlerin kalıtlarından, figürler ve koreografik esintiler yakalamaya çalışıyordu. Anadolu topraklarının merkezini oluşturduğu rengarenk bir coğrafyada bedensel özgürlüğün ilk şifrelerinin, ilk adımlarının, ilk ritüellerinin burada yaratıldığını gördü.

Onunki düşsel bir yolculuktu kuşkusuz, ancak doğru kaynağa yönelmişti. Ondan sonra gelen herkes kendi dansında bir parça Isadora aradı belki de. Şimdilerde ise biz kaynağına akan bir ırmak gibi, belki de Isadora’nın ayak izlerini takip ederek, ateşin ilk yaratıldığı topraklarda, tekerleğin ilk döndüğü coğrafyada, Nemrut’un tanrı kralı Antiakos’un bakış açısı ile Mezopotamya’nın, Anadolu’nun ve Akdeniz’in çağrısına uyarak bir tutkunun, hırsın, coşkunun ve barışın dansını yaratmak istiyoruz.

Rotamız aynı rota, ancak bu kez ırmak kaynağına akıyor. Dionizos tören alayındaki sirenlerin ve satirlerin figürlerini, halk dansları adımlarında buluyoruz. 2 bin yıllık bir Ege buluntusundaki dans adımına, evrensel anlatımına yakın bir sıcaklıkla yaklaşıp kendi topraklarımızı görmeye çalışıyoruz. Çok kuvvetli bir duygunun peşindeyiz, çizgi kovalıyoruz. Önce savrulup sonra doğru yeri buluyoruz. Biz bir Türkiye dansı istiyoruz.

İnsanlığın kendini her alanda ilk kez ifade ettiği yerde, ilk dansın siluetinin peşindeyiz. Bir tür iz sürücüyüz anlayacağınız. Binlerce kez üzerinden geçtiğimiz yolun yeni yeni ayırdına varıyoruz. Bastığımız toprak dile geliyor sanki, bin yıllık zeytin ağaçlarının yeşerdiği Ege’den Mezopotamya’daki ölümsüzlük dağına uzanıyoruz. Rehberimiz Anadolu…

Kılavuzluk ediyor bize hareket hareket, nota nota, ritm ritm… Ve hala yaşıyor. Her duygunun dansı var O’nda çünkü.

Dans için çağımızın sanatı deniyor. Çağlar öncesinin de sanatı olduğu için belki de. Bu iddiayı güçlendirmek, bu cümlenin altına taştan bir temel olmak için 100 yürek bir araya geldik, tek bir yürek gibi atan ama 100 ayrı kıvılcım gibi parıldayan bir kararlılıkla yürüyoruz. Daha yolun başındayız kuşkusuz. 5 bin sene artı bir sene nedir ki Anadolu için.

Kendi bedensel devrimimiz için şükürler olsun ki kaya kabartmalarına ve stellere bakmaya ihtiyacımız yok. Yaşayan danslarımızda onlar hala varlar çünkü. Bu kutsal emanetlerimizi bir kuyumcu titizliği ile işleyip 5 bin yıl sonra da var olduklarını göstermek istiyoruz. Onlarca davulun gümbürtüsünün yalnızca buraya özgü ritmik zenginliğinden, kıskıvrak bir üretkenliğe doğru dostça bir selam üretme peşindeyiz. Muhatabımız tüm iyiler ve tüm kötüler. Karanlık ile aydınlığın, iyi ile kötünün “binlerce yıl sağıldığı, korkunç atlıları ile parçaladığı” yurdumuzun, “Ne İskender takan, ne de Sultan Murat” mağrurluğu ile el sıkışmak istiyoruz. Ana tanrı Kybele'den bu yana yüzlerce Dionizos eskitmiş, Nuh’a beşiklik etmiş, Havva Ana’nın bile çocuk sayıldığı topraklardan Kybele’ce bir kucaklayış ile yeni çağa yeni bir Anadolu hazinesinin kapağını aralamak istiyoruz.



Mustafa ERDOĞAN
Genel Sanat Yönetmeni-Koreograf


[ < Önceki Sayfa ]
 
Antalya360'a Hoşgeldiniz!


Amacımız Türkiye'nin incisi olan turizm cenneti Antalya'nın güzelliklerini, tarihi mekanlarını, yüksek kaliteli üç boyutlu tüm ekran panoramaları ile tanıtmaktır. Bu vesile ile gerek yurt içindeki gerekse yurt dışındaki internet kullanıcılarına bire bir şehir tanımını yapılmaktadır.

Antalya'nın güzellikleri yanında Antalya çevresindeki tüm otellerin panoramalarını ve tüm otel bilgilerini bu portalde yayınlayacağız. Otelinize yapacağımız panoramalardan bir tanesi ücretsiz olarak portalımızda yayınlanacak olup, otelinizin bilgilerine kolayca ulaşılmasında ve tanıtımının yapılmasında yardımcı olacaktır.

Dipl.-Ing. M. Kaya

 
 
Turizm Acentaları ve Hotel Yetkililerin Dikkatine
Otelinizin 360° lik interaktif tüm ekran görüntüleri
 
  [ Devamı > ]
 
  Paloma Hotels
Kaya Hotels and Resorts

 
ANTALYA SANAL GEZİ PORTALI Amacımız Türkiye'nin incisi Antalya'nın güzelliklerini, tarihi mekanlarını, üç boyutlu tüm ekran panoramaları ile tanıtmaktır. Copyright © 2007 - Magi's virtuelle Welt